Koreliler Türk olduğumu öğrenince ya çok seviniyorlar ya da herhangi bir yabancıya verdikleri tepkiyi devam ettiriyorlar diyebilirim. Negatif bir tepkiyle karşılaşmadım şimdiye kadar. Ve böyle bir beklentiniz varsa tabi ki Türküm diye ayrıcalık da görmedim. Olay şöyle gerçekleşiyor.
Ben: Türküm.
Onlar:
- Aaa! Dondurma! Kebap!
- Ben Türkiye'ye gittim.
-Türkiye'ye gitmek istiyorum.
-Baloon! Neydi adı? (Ben: Kapadokya)
-Kardeş ülke
-Kore savaşı... Teşekkürler.
...
Kardeş ülke sözünü ve savaşla ilgili sözler söyleyenlerin çoğunu yetişkinler-yaşlılar oluşturuyor. Gençler daha çok olayın dondurmasında, ülkenin güzelliğinde. Türkiye'ye gelmiş olanlar biraz daha bize hakimler ancak gelmeyen ve gerçekten hiçbir şey bilmeyen insanlar da var. Kebap, dondurma bilmek bizle ilgili bir şeyler bildikleri anlamına gelmiyor çünkü burada özellikle İtaewon'da çok fazla Türk mekanı var. Bu yiyecekler de orada çalışan abilerimiz sayesinde biliniyor. Lafı açıldıkça telefondan Türkiye'yi gösterdim, tanıttım. Ve o güzelliğe düşmeyen bir Koreli bile görmedim. Ben tanıttıktan sonra ciddi olarak gelmeyi planlayan çok Koreli (yabancı arkadaşlarım da) oldu. İşte bu sevindirici oluyor.Atatürk'ü tanıyorlar mı?
Denk geldiğim insanlar için konuşuyorum. Maalesef hayır. Hatta duymamışlar bile. Benim en çok yakındığım konu bu oldu ve her Koreliye soruyordum belki biliyordur diye. Sadece 1 tane arkadaşımın babasının Atatürk'ü tanıdığını biliyorum. O adam da zaten Türkiye'ye birçok yönden hakim. Şu anki siyasi durumuna, savaştaki yerimize, ülkemizin güzelliklerine hakim. Hatta okuduğum okulu duyunca o okulun çok iyi olduğunu, çalışkan biri olduğumu söylemiş. Türkiyeyi de seviyor. Bu bilginliği için de ona içten teşekkür ederim. Onlara biraz olsun bilgi verebildiysem ne mutlu bana. Ülkece tanınmak, sevilmek dileğiyle.
Dilerim ki yazım hoşunuza gitmiştir.
Sevgiler.
Fotoğrafı Seosan şehrinde çektim.
